Roman yazarı Dostoyevski tarafından söylenmiş hayata anlam katan en güzel Anlamlı ve etkileyici sözlerini siz değerli takipçilerimiz için bir araya toparladık.
Dostoyevski Sözlerini Facebook, İnstagram, Whatsapp ve Twitter, gibi sosyal platformlarda paylaşabilirsiniz.
Çocukluğu sarhoş bir baba ve hasta bir anne arasında geçiren Dostoyevski, annesinin ölümünden sonra Petersburg’daki Mühendis Okulu’na girdi. Babasının ölüm haberini burada aldı. Okulu başarıyla bitirdikten sonra istihkâm bölüğüne girdi. Bir yıl sonra istifa ederek buradan ayrıldı. Ordudan ayrıldıktan sonra edebiyata yönelen Dostoyevski’nin ilk kitabı İnsancıklar, 1846 yılında yayımlandı. Petersburg’a döndükten sonra Ezilenler (1861) ve Ölüler Evinden Anılar (1862) adlı eserleri yazdı. Kardeşiyle birlikte iki dergi çıkardı. 1862’de arzuladığı Avrupa seyahatini gerçekleştirdi. Sara nöbetleri ve kumar bağımlılığı yüzünden maddi açıdan darlığa düştü. Bu dönemde Yeraltından Notlar (1864), Suç ve Ceza (1866), Kumarbaz (1866), Budala (1868), Ebedi Koca (1870) ve Ecinniler (1872) gibi eserleri yazdı. Eşinin ölümünden sonra sekreteriyle evlendi. Yeniden borçlandı ve kumarhanelerde gezmeye başladı. Kızının ölümünün ardından büyük bir sarsıntı geçirdi. Delikanlı (1875), Bir Yazarın Günlüğü (1876) ve Karamazov Kardeşler (1879) adlı eserlerinde yazarlık hayatı boyunca konu edindiği temaları yeniden ele aldı. Karamazov Kardeşler adlı yapıtını üç yılda bitiren Dostoyevski, bir ciğer kanamasıyla yatağa düştü ve 28 Ocak 1881 tarihinde öldü. Dostoyevski için 31 Ocak 1881 tarihinde yapılan cenaze töreninde yaklaşık otuz bin kişi tabutunun arkasından yürüdü. Dünya edebiyatını en çok etkileyen ve en çok okunan yazarlardan biri olan Dostoyevski’nin eserleri birçok 20. yüzyıl düşünürünün fikirlerini derinden etkilemiştir.
Eğer karşındaki kişi kadınsa yapacağın hamleyi iki kere düşünmen gerekir. Çünkü o hep bir adım öndedir.
Sevmek güzel birine aşık olmak değil o kişide bilmediğin bir zamanın beklenmedik bir anında kendini bulmaktır.
Hiçbir şeye şaşmamak çok akıllı olmanın belirtisidir derler, bence aynı ölçüde ve aynı güçte ahmaklık belirtisidir de.
Herkes gerçekte olduğundan daha sertmiş gibi görünmeye çalışır sanki herkes açıkça dışa vurunca duygularıyla alay edileceğinden korkmaktadır.
Rahatlıkla mutluluk olmaz. Mutluluk acıyla elde edilir. İnsanoğlu hayata mutlu olmak için gelmemiştir.
Yeryüzünde baş kaldıranları her zaman yenecek üç güç vardır bunlar mucize sır ve otoritedir.
İnsan daima başına gelen felaketleri sayar sevinçleri değil. Eğer saysaydı dünyanın kendisine yeterince mutluluk sunmuş olduğunu anlardı.
İnsanın kendisinden yüz çevirmeye dünyada olup bitenleri görmemezlikten gelmeye hakkı yoktur.
Güzel bir kadın göze iyi bir kadın kalbe hoş görünür. Birincisi pırlanta gibi ama geçici ikincisi mutluluk kadar gerçekçidir.
Gerektiği zaman ağlamaktan çekinme. Çünkü gözyaşları söyleyemediklerini söylemek içindir.
Sizi kırdım ama biliyorum; eğer seviyorsanız kırgınlık uzun zaman kalmaz akılda ve siz beni seviyorsunuz.
Gururlu bir insan ancak kendini bilen ve kendini büyük bir titizlikle sorgulayıp küçümseyen insandır.
Yalan öyle nüfuz etmiş ki insanların diline doğruyu söylemek gerekirse diye bir cümle kalıbı var.
Mutlu olmanın iki yolu var Ya isteklerinizi azaltacaksınız ya da imkânlarınızı zorlayacaksınız.
Eğer sen başkalarından kendine saygı beklersen bu onlar için büyük bir şeydir. Sadece kendine saygı duyabilirsen diğerleri de sana saygı duymaya mecbur kalır.
Diyelim ki derin bir acım var karşımdakinin acımın ölçüsünü tam olarak öğrenmesi olanaksızdır. Çünkü o hiçbir zaman benliğime gitmez sadece bir başkası olarak kalır.
Zamana güven her şey unutulur.
İyi insan gülüşünü sevdiğiniz kişidir.
Acıda hazların en tatlısı saklıdır.
Elindeki güç kadar oluyor insanın isyanı da!
Kadın her şeyi gören gözü bile aldatır.
Sevgi ile kin kalpte uzun süre barınamaz.
Çocuk dünyanın en büyük saadetidir.
Ancak acı çekerek kendimizi bulabiliriz.
Hayatta hep mutlu olursam hayalini kuracak neyim kalır?
Şurası açıktır ki biz sevgiyi acıya bulayarak severiz.
Yitirilen şey geri gelmez. Ağızdan çıkan söz de öyle.
Niyeti iyilik olan karşılaştığı kötülüğe takılıp kalmaz.
Bir insanın en iyi tarifi iki ayaklı ve nankör olmasıdır.
Bu dünyadaki en zor şey kendi kendine sadık kalmaktır.
Tanrı olmasaydı her şey mübah olurdu.
İnsanın aklı çoğaldıkça can sıkıntısı artar.
Her şeyi anlıyorum ve bu beni öldürecek.
Sevgi her zaman karşılık görür kin de öyle.
Yanlış kişiden samimiyet beklediğin an kırılıyorsun.
Aşk olduktan sonra saadetsiz yaşanabilir.
Her insan herkes karşısında her şeyden sorumludur.
Yeryüzünde tek bir çocuk dahi acı çekiyorsa Tanrı yoktur!
Birisini sevmek; onu Yaratıcı’nın kastettiği şekilde görmektir.
Bazı insanların düşmanlığı dostluklarından daha yararlı oluyor.
Başkaları için kendinizi unutun o zaman sizi de hatırlayacaklardır.
Gülüş ruhun hiç şaşmayan aynasıdır. Yalnız çocuklar kusursuz bir gülüşle gülmesini bilirler.
Hayatımızda en yüce en güçlü en faydalı dayanağımız ana baba evinden kalan hatıralarımızdır.
Zerrece suçum olmadığı halde birtakım düşler kurarak kendi kendimi suçlu bulduğum olmuştur.
Bir kadının yaşamı; herhangi bir erkeğe boyun eğip bağlanmak için bir arayıştan başka bir şey değildir.
Bir anlık mutluluklar değil mi yaşamı bunca güzel bunca yaşanılası kılan?
Kadın her ihtiyacını karşılayacak tek bir erkeği ister. Erkek ise tek ihtiyacını karşılayacak her kadını.
Mutsuzken başkalarının mutsuzluğunu daha güçlü hissederiz, duygular parçalanmaz yoğunlaşır.
Acı ve acı çekme büyük bir zekâya ve duyarlı bir yüreğe sahip kişiler için her zaman kaçınılmazdır.
Bil ki insanın değerini varlığı değil yokluğu gösterir. Unutma yokluğu bir şey değiştirmeyenin varlığı gereksizdir.
Bence gerçekten büyük insanlar dünyada büyük acılar çekmek zorundadır.
Bil ki mutlu son diye bir şey yoktur. Çünkü bir şeyde son varsa orada mutluluk yoktur!
Evlenme boşanma işi sırf kadınların elinde olsaydı bir tek nikâh sağlam kalmazdı.
Üzülmek ve acı çekmek büyük bilinçler ve derin yürekler için her zaman zorunludur.
Bir insan umudunu yitirir ve amaçsız kalırsa sırf can sıkıntısı bile onu bir hayvana çevirebilir.
Kalp bir kez kırıldı mı hiç kimseye aldırmaz ve hiçbir şeyi umursamaz. Belki mutluluğun sonu ama huzurun başlangıcıdır bu.
Hayatta elinden gelen her şeyi yapmadan seçtiğin kadını sevmekten vazgeçip onu gerçek karakteriyle görmeye başlamadan önce evlenme.
Kim bilir insanların seni aşağılaması belki daha iyidir. Böylelikle hiç olmazsa kendilerini sevmek zahmetinden kurtarıyorlar.
Dünya mı yıkılsın yoksa bir bardak çay mı içersin deseler. Ben çayımı içtikten sonra dünyanın canı cehenneme derdim.
Buluşlar gerçekleştirenler dâhiler alanlarıyla ilgili çalışmalarının ilk yıllarında çoğu kez son yıllarında da toplum tarafından hep birer salak olarak görülmüşlerdir.
Bir anne için evladının kapısında durup ondan sadaka ister gibi sevgi dilenmekten daha onur kırıcı bir şey olamaz.
Bir kadın bakıyor pencereden mutsuz. Bir adam geçiyor karşı kaldırımdan umutsuz… Aşk tam ortada duruyor. Adam bakıyor. Kadın ağlıyor. Aşk geçip gidiyor.
Bir ağacın önünden onu sevmeden onun var oluşundan mutluluk duymadan geçilebileceğini aklım almıyor.
Bazen susarsın. Yenilmiş eksik ve yaramaz sanırlar seni. Unutma susan bilir ki konuştuğu zaman çoğu kimse sözlerini kaldıramaz.
Ne garip değil mi? Sevdiğimiz insanın her yalanında bir doğru sevmediğimiz insanın her doğrusunda bir yalan ararız.
Kalbi olup da aklı olmayan bir kadın aklı olup da kalbi olmayan bir kadın kadar mutsuzdur.
İnsan gayeye ulaşmak için çalışmayı sever fakat ulaşmayı pek istemez; bu hal hiç şüphesiz çok gülünçtür.
Her mutsuzluğun ötesinde yine yaşam bekler. Ama insana özgü bir yeteneksizliktir yaşayamamak. Yoksa hangi balık boğmuş kendini hangi serçe atlamış damdan.
Ben hasta bir adamım. Gösterişsiz içi hınçla dolu bir adamım ben. Sanıyorum karaciğerimden hastayım. Doğrusunu isterseniz ne hastalığımdan anladığım var ne de neremin ağrıdığını tam olarak biliyorum.
Birini terk etmeye karar verdiğinde o kararın altında yatan gerçek; aslında senin çoktan terkedilmiş olduğundur.
Kimilerine derler ki: Bu sersem bundan adam olmaz. Bende diyorum ki: Ne yapsınlar peki yanlış hayat doğru yaşanmaz.
Her şey üstüne üstüne geliyorsa belki de sen ters gidiyorsundur.
Sadece hayat veren değil hayat verip hak eden baba adını taşıyabilir.
İnsanca davranabilmek çoğu zaman en etkili ilaçtan bile daha tesirlidir.
Hiçbir zaman doğru insan çıkmaz karşına. Ya zaman yanlıştır ya da insan.
İnsanoğlu çok derin bir varlıktır. Ben tanrı olsaydım bu kadar derin yaratmazdım.
Kolay bulunan bir sevgi mi yoksa insanı yücelten bir acı mı daha önemli?
Aslında insanı en çok acıtan şey hayal kırıkları değil. Yaşanması mümkünken yaşayamadığı mutluluklardır.
Hayat bir sınavdır ama diğer sınavlara pek de benzemez. Çünkü bazen yaptığın bir yanlış tüm doğrularını götürebilir.
Kadını kalkındıran onu uçurumun dibine kadar yuvarlanmaktan koruyarak hayata yeniden doğmasını sağlayan biricik kuvvet aşktır
Yaşamdan korkmayın çocuklar. İyi doğru bir şey yaptığınız zaman yaşam öyle güzel ki.
İyi yürekli akılsız bir aptal kötü yürekli akıllı aptallar kadar mutsuzdur. Bilinen bir gerçek bu… İşte ben iyi yürekli akılsız aptalın biriyim. Sen de zeki kötü yürekli bir aptalsın. İkimiz de mutsuzuz ikimiz de acı çekiyoruz.
Düştüğünde yanında olan değil kalkman için el uzatan dosttur. Unutma kötü günde katkısı olmayanın iyi günde hissesi yoktur.
Herkesin yanlış yaptığı şeyi sen doğru yaparsan; Herkesin yaptığı doğru senin yaptığın yanlış olur. Herkesin yolu ayrı…
İnsan hayata iki anlam yükler biri ağlarken diğeri gülerken ve tek bir kere kıymet bilir o da elindekini kaybederken.
İnsan bir şeyi elde etmek için çabalar. Onu elde edince de bir kenara atar. Gerçek değerini ise onu kaybedince anlar.
Bir gün sana dair yazacak yer olursa o yerde ilk karşılaşmamızı anlatırım; Bu bir şey ifade etmeyen boş bir hikâyedir. Ama ben ondan tam bir piramit yaptım.
Bir insanın hayatının ikinci yarısı ilk yarıda kazanılan alışkanlıkların sürdürülmesinden ibarettir.
İnsanın yaptığı yanlışlardan en büyüğü başkaları karşısında gülünç olmaktan korkmasıdır.
Hayata yeniden başlasaydım saniyelerin nabzını tutardım.
Erkek ulaşamadığı kadını lanetler. Kadın ulaşamadığı erkeğe aşk der.
İnsanın ruhunu yücelten acı ucuz bir mutluluktan daha değerlidir.
İnsanların birbirini tanıması için en iyi zaman ayrılmalarına en yakın zamandır.
Acı ve üzüntü engin bir bilinç ve derin bir yürek için her zaman zorunludur.
Tok olan açın halinden anlamaz derler, ama bazen aç olan da açın halinden anlamıyor.
Yeni bir adım atma yeni bir kelime söyleme insanların en fazla korktuğudur.
Bence şeytan diye bir şey gerçekte yoksa insanoğlu uydurmuşsa onu; kendine bakarak kendisini örnek alarak uydurmuştur.
Düştüğünde yanında olan değil kalkman için el uzatan dosttur. Unutma kötü günde katkısı olmayanın iyi günde hissesi yoktur.
Şuna kesinlikle inanın ki halkını anlamayan onunla bağlarını koparan insan bunu yaptığı ölçüde yurduna inancını yitirir ya dinsiz olur ya da duygusuz bir odun.
Amacına ulaşmak için hiçbir şeyi küçümseme tam ulaşamazsan bile dene; Belki başarırsın. Hepimizin güvenini bağladığımız şu belki hiç de azımsanmayacak bir umuttur.
Başarılı olmayı hedefleyen bir kimsenin başına gelecek zararları ve yıkımları da göze alması gerekir. Bu da sağlam bir kişiliğe sahip insanlarda bulunabilir ancak.
Üstün zekâlı insanlarda paradoksal düşünceler oluşur. Onlar yaşamları boyunca bu düşüncelerinden dolayı ıstırap çekerler. Ve düşünceleriyle birlikte yaşamanın bu denli acı verici hatta imkânsız olması için yüksek bir fiyat ödemişlerdir.
Bazı insanlar gülüşleriyle kendilerini büsbütün ele verirler siz de onun bütün iç yüzünü bir anda anlayıverirsiniz. Hatta hiç şüphe yok ki zeki bir gülüş bazen iğrenç olur iyi görebilmek için her şeyden önce içten olmak gerekir.
İnsanlığa hizmet yolunda büyük işler başarmayı düşlüyorum sık sık gerçekten de insanların mutluluğu uğruna çarmıha gerilmeye bile giderim belki ama öte yandan bir insanla aynı odada iki gün yalnız kalmaya dayanamam bunu deneyimlerimden biliyorum. Bana yakın olunca kişiliği onurumu eziyor özgürlüğümü kısıtlıyor. Gelgelelim kişilerden nefret ettiğim ölçüde insanlığa olan sevgim artıyor.
İnsanlar aptal olmasalar bile şunu söyleyeyim ki dehşetli nankördürler. Evet, hem de eşi bulunmaz bir nankör. Bana kalırsa insanı iki ayaklı nankör yaratık diye tarif edebiliriz. Bu kadarla yetinirsek en önemli kusuru unutmuş oluruz. İnsanın en büyük kusuru erdemsizliğidir.
Bir önceki yazımız olan Tolstoy Sözleri başlıklı makalemizde Anlamlı Tolstoy sözleri, Güzel Tolstoy sözleri ve Lev Tolstoy hakkında bilgiler verilmektedir.
Yayınlanma Tarihi: 24 Ağustos 2020
Kategori: Ünlü Sözler
Görüntüleme: 4941 Defa
Etiketler: Anlamlı Dostoyevski sözleri Dostoyevski kitapları Dostoyevski sözleri Fyodor Dostoyevski